Menekşe’den Önce, 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta, Madımak Oteli’nde yaşanan ve 37 kişinin ölümü ile sonuçlanan acı olayın günümüzde yaşayan tanıkları ile hazırlanan bir belgesel. Yönetmenliğini gazeteci Soner Yalçın’ın üstlendiği belgeselin çalışmaları Soner Yalçın’ın OdaTV davasından cezaevine girmesinden önce başlamış, daha sonra Soner Yalçın’ın arkadaşları tarafından tamamlanmış. Belgesel sinema salonlarında gösterime girdiği zaman birçok defa izlemek istemiştim fakat hem çok az salonda gösterilmesi hem de gösterimde çok az bir süre kalması nedeni ile bir türlü izleyememiştim. DVD’sinin de satışa çıktığını görünce ilk iş alıp, izledim.

menekseden-once

Madımak Oteli’nde Koray ve Menekşe isimli iki çocuğunu kaybeden Hüsne Kaya’nın acısını hafifletebilmek için tekrar bir çocuk dünyaya getirmesi ve Menekşe ismini vermesi ile Menekşe’den Önce’nin de hikayesi başlamış oluyor. Menekşe büyüdükten sonra Madımak Oteli’nden sağ olarak çıkan öğretmen, yazar Lütfiye Aydın’ın, Gri Gül isimli kitabı ile o dönemi araştırmaya başlıyor. Daha sonra olaydan sağ olarak kurtulan diğer kişilerin yanına giderek yaşananları birinci ağızlardan dinleyip hem kendisi öğreniyor hem de bizler için o gün yaşanan felaketi tekrar gözler önüne seriyor.

Aradan yıllar geçmesine rağmen olaydan sağ olarak kurtulanların o gün yaşananları anlatırken nasıl zorladıklarını, acılarının hala ilk günkü kadar yoğun olduğunu görmek mahkemelerden çıkan zaman aşımı kararlarının yalnızca kağıt üzerinde olduğunu, yüreklerdeki acının hiçbir zaman hafiflemeyeceğini görmeye yetiyor da artıyor bile. Menekşe’den Önce’nin Sivas’ı unutmamak için herkesin izlemesi gereken bir yapım olduğunu düşünüyorum. En azından belki bu şekilde orada tarifsiz acılar yaşayan insanların acılarını hafifletemesek de ortak olmuş oluruz.